12 Nisan 2012 Perşembe

Sevilesi bir mekan..

Mihrimah Sultan.. Kanuni Sultan Süleyman'dan olma Hürrem'den doğma.. Mimar Sinan'ın uğruna muhteşem eserler ortaya koyduğu ümitsiz aşkı, güzelliği dillere destan bir Sultan. 
Ve İstiklal'de bir çay bahçesi...
Mihrimah Sultan çay bahçesi sadece İstanbul'un değil benim dünyamın en güzel kafelerinden biri.. Burayı uzun yıllar önce bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine keşfettim.. Mütevazi.. Ve öyle insanların sohbet ve belki yanında makul miktarda içkiyle yemek yeme amaçlı geldikleri çok belli.. En azından bahçesi böyle.. İçeride ise antika piyano başında laptoplu-tabletli gençler var çokça.. Salaş ruhundan beklenmeyecek zengin bir yemek menusune sahip.. Kahve menüsü de şaşırtıcı.. İsteyene çeşit çeşit nargile.. 
Kumbaracı Yokuşu'ndaki bu mekanın kapısından girdiğinizde Mevlevi temalı tablolar çekiyor dikkati.. Tevazu karşılıyor.. Ve esas mekana giriş yaptığınızda huzur alıyor ruhunuzu.. Burası bir ev.. Eski ama eskimemiş bir ev.. Adımlarınızı attıkça sürprizlerle gülümseten "daha bizden geçmedi, buradayım" diyen bir ev.. Eski kadife koltuklara, kalabalıkları ağırlayan büyük ahşap masalara baka baka ilerleyip de arka bahçeye vardığınızda sloganının hakkını veren bir rahatlık karşılıyor sizi: "Evinizin arka bahçesi gibi.."
Üzeri alalade kırmızı polar bir örtüyle kaplanan sedirde oturuyorum, menüsünün ön sözü fazla söze hacet bırakmıyor:
"1923'lerde düğün salonuydu. Cumhuriyetin ilk gelin-damatları burada evlendi. 1950'lerde önce marangozhane oldu, sonra avize atölyesi. Ve 2001'de Uzel kardeşlerin eli değdi mekana. Her şey misafirlerin kendilerini, evlerinin arka bahçesindeymiş gibi rahat ve doğal bir ortamda hissetmesi için yeniden tasarlandı. Arka taraftaki koskoca bahçeye şeftali, kiraz ağaçları ve asma dikildi. Hasta olan dut ağacı iyileştirildi, incire gençlik aşısı yapıldı. Boğazdan gelen esinti eşliğinde gölgelerinde daha huzurlu oturabilesiniz diye. Plastiğe "hayır" dendi. Mutfakta kullanilacak yiyecekler Mimar Mihrimah Uzel ve kardeşi eczacı Kübra Uzel'in Gelibolu'daki çiftliklerinde organik olarak üretildi..." diye devam ediyor önsöz.. 
Mihrimah Sultan ünlülerin geldiği, basında sıkça yer alan bir mekan değil.. Zaten ihtiyaci da yok.. Yolu düşen biliyor ve asla unutmuyor.

Dip not: Sahibinin adının Mihrimah olup mimar olması Mimar Sinan'ın ruhunu okşayan bir yrıntı olabilir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder